Serdal Yavaş (Koridor) / HackeR Felsefesi - Gazetem Çeşme Yerel Siyasi Ticari Gazete

Serdal Yavaş (Koridor) / HackeR Felsefesi

   HackeR Felsefesi  3.4.2018 Serdal Yavaş (Koridor)
Serdal Yavaş (Koridor)
Diğer Yazıları

HackeR Felsefesi

HackeR, çoğunuzun bildiği gibi ingilizce'de HırsıZ demektir. Bu tanımdan yola çıkarak ahlaki olumsuzluk yarattığı nettir. Ama bu ağır ifadeyi yumuşatmak amacı ile dönemin toplum bilimcileri bir kılıf uydurmuş ve "Beyaz Şapkalı HackeR" gibi masumani bir kavram ortaya atmışlardır. Oysa ki hırsız, hırsızdır. Bugüne kadar tarihte masum bir hırsıza ise rastlanmamıştır.
Ancak günümüz toplum bilimcileri bu denli sert kavramları yumuşatabilmek adına bu terimleri kurumsallaştırmış ve adına "Siber Güvenlik Uzmanları" tanımlaması yapmışlardır. Bilgiyi kendine yönlendirmek isteyen dev şirketler ise bu tanıma uygun şirket içi birimler oluşturup kendi menfaatlerine yönelik çeşitli faaliyetler oluşturmuşlardır (Örneğin bilgisayar virüsü yayanların başında dev şirketlerin olduğu gibi).
İşte yazımızın bu aşamasında bilgiyi işlemenin ne denli önemli olduğunu ve işlenmiş olan bu bilginin kimlere veya hangi kurumlara hizmet ettiğini anlamak ve algılamak çok önemlidir. Bu bilinç ile öğrendiğimiz her şey aslında bizim de geleceğimizi yaratacak ve seçimlerimizi daha istikrarlı yapmamızı sağlayacaktır.
Etrafınıza bakın; HackeR dendiğinde aklınıza gelen ilk profili şekillendirin: Öncelikle bilgisayar programlarını çok iyi kullanabilen ve klavyesine hakim bir genç, kapşonlu, asosyal biri olarak algılarsınız. Sırt çantasında mutlaka bir dizüstü bilgisayar ve evinde ki odasında sanki bir teknoloji üssü varmış gibi. Üstelik yaratılan bu profilin cinsiyeti bile erkektir. Oysa hiç düşündünüz mü; farkında olmadan şekillendirdiğimiz bu profil "nasıl oluştu?" diye... Cevabı çok basit. Bu profili bize toplum bilimciler yarattı. Yani aslında bu bir projeyle yaratıldı ve toplumlara enjekte edildi. Televizyon, gazete ve kitaplar gibi basın organları kullanılarak hep yüzü maskeli genç bir erkeği resmettiler ve bu kişinin tüm söylediklerinin doğru olduğuna inandırdılar. Aklımızda son kalan resim bu değil mi?
Peki siz düşünebiliyor musunuz; orta yaşın üstünde, çirkin ve oldukça şişman, sosyal faaliyetleri aktif olan birinin HackeR olabileceğine? Ya da bir sanatçının veya ünlü bir iş adamının bankaları ve kurumları çökerten yazılımlar oluşturarak sistemleri kilitlediğine? Küçük masum bir çocuğun veya çocuğuna bakan bir annenin HackeR olabileceğine gerçekten inanıyor musunuz?
Elbette hiç birimiz böyle düşünmüyoruz. Çünkü böyle düşünmek isterilmiyoruz. Üstelik böyle sıradan insanların bunları becerebileceğine inanmıyoruz. Kendinize sorun; "bir HackeR, nasıl böyle şekillendi aklımda?" diye...
Anlayacağınız aslında her şey bir oyundan ibaret. Üstelik başkaları tarafından yazılan ve senaryosuna hükmedilen garip bir oyun. Siz bilgisayar başında kendinize bir dünya yarattığınızı zannediyorsunuz, oysa ki bir üst planda oynanan oyunlar hep farklı. Kısaca, görünenin ardında başka bir gerçek saklı. Elbet her oyunun başlangıcı olduğu gibi bir de bitişi vardır. Peki sizin başladığınız bu oyun ne zaman bitecek? Ve buna kim karar verecek?
Bu aşamada kontrolün sizde olmadığını, aslında önünüze sürülen oyunları oynamak zorunda kaldığınızı ve özellikle görevlendirildiğinizi unutmayın. Tüm aldanışlardan sıyrılmış bir akıl, bu gerçeği mutlaka görmelidir. "Seçimlerimi ben belirlerim" bahanesine kapılmayın. Çünkü seçim yalnızca önünüze sürülenlerden ibarettir.
Bir HackeR, çeşitli hileler yaratarak veya sistemleri (insanları) kandırarak hedefine ulaşabilir. İşlediği temel yegane yol budur. Kişi bu yönde kendini eğitir ve geliştirir. Oysa ki doğa, hile üzerine kurulu değildir. Tabiat yasaları kandırabilme becerisine dayalı değildir. Yani dışarıda ki hayat, içeride ki sanal yaşamla aynı değildir. Bunu algılayamayan biri her bir kavramda içten içe çakışır ve yaşama dair zorluklar çeker. Sonuç olarak kişisel bozukluklar ve toplumdan kopuşlar ile karşılaşır. Kişi, içinde derin bir yalnızlığa itilir ve nihayetin de kendi çözemediği sorunlar da boğulur. Dış dünyada ki insanların beklentisi, iç dünyanın tatminkarlığına üstün gelemez. Bu aşamada birey herkesten şikayetçidir, şüphecidir ve asla güvenemez. Bir yönde kişisel olarak haklıdır; çünkü zarar görmek istemez. Tek bahanesi de budur.
Yani bir HackeR, kendi yarattığı dünyasını yaşarken, doğanın dengesi ve tabiatın üstün niteliklerini göz ardı edebilir. Bir başka deyiş ile sistemlerin ve yaratılan sanal dünyaların her şeyin üstünde olduğunu kabul edebilir. Bu aşamada gece ansızın dışarıda kopan bir fırtına ile elektriğin kesilmesi HackeR'ın kabusu olabilir. Düşlerinde yarattığı dünya bir anda karanlığa ve sessizliğe gömülebilir. Gerçekte kimin üstün olduğu bir kez daha kanıtlanır. Sanal dünyanın derin uykusundan uyanamayan biri bu gerçeği fark edemeyebilir.
Peki bu HackeR'lık bu kadar mı kötü? Sorunun tek ve yegane cevabı çok net: bilgiyi hangi yönde kullandığınıza bağlı. Amacınız kendi menfaatlerinize yönelik ise ahlaksızlıktan başka bir şey yapmadığınız nettir. Lakin amacınız samimiyet dahilinde yanlışlıkları düzeltmek, sistemleri onarmak ve insanlığa daha çok yarar sağlayacak sistemler haline dönüştürmek ise bu müthiş bir şeydir.
Günümüz gerçeği ise elbette bunu yansıtmıyor. Bir çok gencimiz kolay yoldan para kazanma ve kendi menfaatine yönelik hırsızlık ve kandırma eylemleri üzerine (HackeR) kafa yormaktadır. Bırakın insanları, insanlığı bile utandıran bu davranış ile, özenti bütünleşerek gelecekte kişiliksiz ve mesnetsiz toplumların yaratılmasına sebebiyet vermektedir. Bir başkasının hakkına göz koyup el uzatan HackeR, sizce ne kadar masum olabilir ki? İşte bu nedenle önce kendimizi geliştirmemiz ve ardından topluma, insanlığa yararlı bireyler haline gelmemiz elzemdir.
Kendinize dürüst olun ve öğrenmeye çalıştığınız bilgiyi hangi yönde kullanacağınıza karar verin. Bu karar herkesten çok sizi etkileyecektir.
Eğer ki, tüm bunların hiç biri sizin için bir anlam ifade etmiyorsa, bu yazıyı okumanız da maalesef bir zaman kaybıdır.
Işık ve Sevgiyle











Puan             : 0 / 5 Oy
Bu Habere Puan Verin: 0 1 2 3 4 5
 
 

Yazarın Tüm Yazıları

Sıra No Yazı Başlık Yazı Tarih Toplam Okunma Görüntüle
1 İHANET 14.8.2018 116
2 “Canım Çok Sıkılıyor” 26.6.2018 195
3 SATILIK MEDYA 12.6.2018 123
4 İmar Yolsuzluğu Barışı ve Af Yasası 8.5.2018 146
5 3T Kuramı (Tanrı, Tarih ve Toplum) 4.5.2018 26
6 23 Nisan Özel Röportajı 27.4.2018 103
7 HackeR Felsefesi 3.4.2018 149
8 Sadece Osmanlı Sevdalılarına Hitaben, 27.3.2018 105
9 Bilgisi Olmadan Fikir Üretenler 21.3.2018 118
10 İstiklal Marşı'nı Kim Yazdı? 16.3.2018 156
11 Mikis Theodorakis'e Açık Mektup 26.1.2018 217
12 Yeni Dünya Düzeni ve BITCOIN ($47;) 29.12.2017 120
13 KUDÜS MESELESİ (Jerusalem) (Dosya – 1) 19.12.2017 130
14 Cebrail'siz Kuran'ı Getiren Marks!!! 15.12.2017 125
15 MUTLU DEĞİLİZ 5.12.2017 134
16 A Ş K 5.9.2017 405
17 -Kurban Bayrami 2- 29.8.2017 305
18 Derin Uyku 25.8.2017 159
19 DİN BU MU? -Camiler- 21.8.2017 166
20 Y A P R A K 8.8.2017 305
21 DİZELERİ GÜZELLİĞİNDE BİR DOST 25.7.2017 325
22 "SüreÇ” 14.7.2017 510
23 KRİZALİT 30.5.2017 424
24 ÖN YAZI 19.5.2017 340
25 ŞEHİR ZİNCİRLERİ 10.2.2017 1319
26 Çocuklarımız ve Korkularımız 3.2.2017 1104
27 M İ M A R 31.1.2017 937
28 KaçıŞ 18.11.2016 1266
29 K A P I L A R 15.11.2016 1045
30 G İ T M E K 19.8.2016 1220
31 E= mc2 12.8.2016 1170
32 HELAL PARA 14.6.2016 1503
33 DEĞİŞİM FELSEFESİ 7.6.2016 1345
34 GÖZLER GÜLESİ 25.3.2016 1537
35 BİZ NEREYE 20.7.2015 2135
36 Gözler Gülesi 4.5.2015 1944
Bu Alana Reklam Verin
Döviz Bilgileri
Hava Durumu